Üreme Organları Fizyolojisi


11-13 yaşına girmiş olan bir kız çocuğunda ortalama olarak 21-35 günde bir tekrarlanan siklusa adet, period veya menstruasyon siklusu (döngüsü) adı verilir.

Adet döngüsü veya aylık siklus, son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki adet tarihinin ilk gününe kadar geçen zamanı ve bu zaman içinde kadın vücudunda gerçekleşen olayları ifade eder.

Bir adet döngüsü kadında genellikle 28 gün sürmekle birlikte 21 ile 35 gün arası normalin alt ve üst sınırlarıdır. Adet kanaması ortalama 4 gün devam eder ve 1 ile 9 gün arası normalin alt ve üst sınırları olarak kabul edilir. Adet kanaması esnasında 20 ile 80 mililitre arasında miktarda kan kaybedilir.

"Menses" Latince'de "adet kanaması" anlamına gelmekle beraber yine bu dilde aynı zamanda "ay" anlamına gelen "mensis" kelimesinin çoğuludur yani "aylar" anlamına da gelmektedir.

Adet kanaması ve siklus  nedir?

Menstrual sikluslar esnasında beyinde, yumurtalıklarda ve rahim iç tabakasında bir birleri ile
ilintili olaylar meydana gelir. Beyindeki hipofiz bezinden  salgılanan FSH hormonunun yumurtalıkları uyarmasıyla başlayan süreç, uyarılan yumurtalıklardan birinin döllenmeye hazır bir yumurta hücresini oluşturup, tüplerden birinin kapmasina olanak sağlıyacak tarzda  LH hormonu aracılığı ile serbestleştirmesi ile devam eder. Bu esnada yumurtalıkdan artan tarzda salgılanan Ostrojen hormonu da rahim iç tabakasını kalınlaştırarak, tüplerde döllenmeyi hedefliyen yumurta hücresine yerleşecek bir yatak hazırlar. Döllenme gerçekleşmediğinde serbestleşen yumurta hücresinin ömrü biter ve gebelik için hazırlanmış rahim iç tabakasının adet kanamasıyla dışarı atılmasını takiben yeni bir adet döngüsü başlar. Adet kanaması, o ay gebe kalınamama başarısızlığının bir sonucudur. Gebelik başarısına ulaşılana kadar bu süreç periyodik devam eder. Adet kanaması, sanıldığı gibi kirli  kanın dışarı atılımı değildir. Rahimin temizlik gibi bir işlevi yoktur. Kadının adetle gelen rahatlaması, yumurtlama öncesi (Folikuler faz) artan Ostrojen ve yumurtlama sonrası (Luteal Faz) artan Progesteron hormonlarının kan konsantrasyonlarının düşmesi ile olur.

Gebelik oluşabilmesi için yumurtalıkdan serbestlenen yumurta hücresi, serviksden sisteme giren sperm hücresi ile tüplerden birinde, ampulla denilen bölümünde buluşmak ve de spermin yumurta hücresine girerek, DNA sifresini yumurta hücresine  iletmesi ile mümkündür.
Döllenmiş yumurta hücresi, rahim içine yerleşerek, embriyoyu olşturacaktır.
Bu sırada yumurtalıkdan salınan Ostrojen hormonu, memeleri de uyararak, meme salgı bezi
hücrelerinin çoğalmasını arttıracakdır.
 
 
 
 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

BURADASINIZ: Hastalarımız İçin Üreme Organları Fizyolojisi